26 Eylül 2007 Çarşamba

turkcell müşteri hizmetleri




-- Merhaba Turkcell müşteri hizmetlerine hoş geldiniz. İbranice için 5'e, Aramice için 6'ya, Ku dili için 7'ye ................................................................................................ Türkçe için 186'ya .. yo yo 187'ye basınız. gnctrkcl hakkında bilgi almak için 1'e, gnctrkcll hakkında birazcık bilgi almak için 2'ye, gnctrkcll hakkında azcık bilgi almak için 3'e .................................................................................. gnctrkcll hakkında bilgi almamak için telefon'u kapattınız.

-- 1

-- Yanlış bir giriş yaptınız. Ana menüye dönmek için 8'i, alt menülerde gezinmek için 45'i ............................................... menünün ne demek olduğunu öğrenmek için 142'ye .......................... menünün tarihçesi için 1086'ya

-- 1086

-- Doğru bir giriş yaptınız ama bunu hiç beklemiyorduk. Çalıntı ve kayıp işlemleri için 1'e, tarife bilgileri için 2'ye, ..................... Müşteri hizmetleri için lütfen bekleyiniz. ..................................... TURKCELL'le bağlan hayata????, Hayata bağlan TURKCELL'le????? Bağlan TURKCELL'le hayata????? ............................. sıra numaranız 1118283 ............... Dııpp dııpp bir mesaj atarsın bağlanırsın, bir ses duyarsınnn bağlanırsııın TURKCELL'le bağlan hayata???, Hayata bağlan TURKCELL'le???? Bağlan TURKCELL'le hayata???? ................... Sıra numaranız 1118284 ............................................... ....................................... .............................. ................................ ............................ .................. ....................... Alo iyi akşamlar ben Tuğçe nasıl yardımcı olabilirim?

-- Dıt Dıt Dıt Dıııııt, Dıt Dıt Dıt Dııııııt, Dıt Dıt Dıt Dııııııt, Dıt Dıt Dıt Dııııııt

13 Eylül 2007 Perşembe

Hoşgeldin Ramazan

btturk'de gördüğüm bu klibi paylaşayım dedim. Ben çok beğendim umarım yer yer İngilizce, Almanca, Arapça ve Türkçe seslendirilen bu klibi siz de beğenirsiniz.

07 Temmuz 2007 Cumartesi

Bu aralar en çok sevdiğim reklamlar

Ben pek televizyon izlemem, hatta hiç diyebilirim. Internetten fırsat kalmıyor :) İzleyince de en heyecanlı yerinde reklamlarla bölünmüş bir dizi veya film izlemek pek hoş olmuyor. Televizyonda en çok reklamları izliyorum diyebilirim. Bence reklam yapımı ciddi bir sanat. az sürede çok iş anlatmanız gerekli. Etkili olmalı. Markanın akılda kalıcı olması gerekli.

Bazen insanlar reklamı çok iyi hatırlıyor ama malesef hangi firmaya ait olduğunu bilmiyorlar :) Neyse uzun lafın kısası şimdi reklamalar:

Bu reklam'ı cidden çok seviyorum :) Ayrıca çocuğun hiçbir günahı yok burada. Sözde meksikalı şarkıcılarda şokoladaaa diye bir şarkı söylüyorlar. Harika olmuş. Tadından yenmeyecek bir reklam.





Bu reklam'da da "sonuçta galakside yüzyüze bakıyoruz" kısmı harika :) Amerikalılar seneleridir "War Of Worlds" gibi dünyayı işgal eden uzaylılar hakkında film yapıyor. O iş öyle olmaz böyle olur dedirtecek nitelikte bir reklam.





Bu reklam'ın alatım tarzı süper: Ama bir karadenizli olarak Fındık yağını tercih ederim :)





Bunda ise bazen kızların erkekleri nasıl parmağında oynattığı gösteriliyor efenim :) Avrupa yakasındaki yaprak yani Hale'nin de oynadığı reklam filmi ders olarak okutulması gerekli. Nasıl oluyoki aşk öyle ... Bakar mısın şu ifadeye? Zavallı adam yandaki adamlara yaptığı karizmaya mı sevinsin? Yoksa bisküvisinin cebren ve hile ile ele geçirildiğine mi yansın?





Bu sav'ı doğrulayan başka bir reklam daha:) Ayrıca bu reklam dini öğeler de barındırıyor. Adam sünnet olmadan evvel zaten yola gelmiş. Sürekli "Oh My God" diyor. Bence biz avrupa birliği için de bunu yapalım. Bi biskrem versek bizi avrupa birliğine alıp borçlarımızı da silerler mi acaba?





Bu reklam'ın fon müziğine bayılıyorum :) Mustafaaaa, Vedat ... Bir de sonunda Ayşeeee var. En kısa zamanda kendime de böyle bir şarkı yapıcam. Fıııraaaat, tezine çaaaalışşşş.





Godanüllü potanslarının kompleks parametrik inputsatörlerle güçlendirilmesi. Bu reklam pek yeni değil ama yine de seviyorum. Hatta sevmek kelimesi az kalır. Prospektüs gibi reklam.





Ülker'in reklam ajansı kimse tebrik ediyorum :) Pixar'da işe giremezsem burada çalışabilirim.

17 Mayıs 2007 Perşembe

en sık işlediğimiz günah

Bugün duyduğum bir haberle canım sıkıldı. :) Ama hangimiz yapmıyoruz dedim sonra. Ve bu bazen masum kılıflar uydurduğumuz şeyi biraz araştırdım.



google'da aradım ilk çıkan sayfa oldukça faydalıydı ve bakın bilmediğim neler öğrendim.



Gıybet Türleri

Alenî sade gıybet: Sevgili Peygamber (a.s.m.) gıybeti “Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!” şeklinde tanımlamış; (1) “Din kardeşinin yüzüne karşı söylemediğin şeyi ardından söylemen gıybettir” (2) demiştir. Bir kişinin gıyabında ondan hoşlanmayacağı şekilde, hakkında doğru olan birşeyi söylemek, alenî gıybetin ta kendisidir. Eğer hakkında konuştuğunuz kişi huzurda olsaydı, cümlelerinizi, hatta o andaki duruşunuzu değiştirme ihtiyacı duyar mıydınız? Eğer öyleyse—doğruları söylemeniz şartıyla—yaptığınızın adı gıybettir ve bu, gıybetin en sade formudur.



İftiralı gıybet: Peygamber (a.s.m.) devam eder: “Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun; eğer yoksa bir de iftirada bulundun.” (3) İftira, kusurların en çirkinidir. Eğer gıybet ederken kullandığımız bilgi bizzat kendi gözlemimize ait değilse, başkasından duymuşsak, dilden dile kesinlikle değişime uğramıştır ve tam olarak doğru değildir.



Gizli gıybet: Çoğu zaman yaptığımız, kalbimizden geçirmek, yani zannetmek suretiyle gıybete girmektir. Gıybetin ne kadar kötü olduğunun vurgulandığı âyette, Kur’ân şöyle der: “Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın.”(4) Bütün zanlar ve tahminler değil; ama kimi zanlar, gıybet hâlini almaktan kendini kurtaramaz. Hazret-i Gazalî, bunu ‘kalp ile gıybet’ şeklinde tanımlamış; ‘bir kimsenin ayıbını insanın kendi kendine söylemesini’ bile reddetmiş; kalp ile gıybeti, ‘gözü ile kötü birşeyi görmeden, kulağı ile duymadan, bir kimseye suizanda bulunmak’ şeklinde tarif etmiştir.



Peygamber (a.s.m.) der ki, “Bir kimse kardeşini bir kusur ile ayıplarsa, o kimse ölmeden o kusuru işler.” Başkalarının hoşlanmadığımız özelliklerinin hangi şartlardan kaynaklandığını nereden biliyoruz? Kimlerin hangi zorluklar yoluyla kaderleri tarafından eğitildiklerini bilmeksizin, kimi kusurlu gözüken yönlerinin gizli bile olsa gıybetini yapmaya ne hakkımız var!



Münafıkâne/ikiyüzlü gıybet: Gıybetin en utanç verici biçimidir ki, İmam Gazalî buna ‘münafıkâne gıybet’ demiştir. Gıybeti yapan şöyle der: “Allah affetsin, o da bizim gibi bazen karıştırıyor”, “İnşaallah düzelir, daha iyi olur.” Bu gibi sözlerle görünürde hakkında konuştuğu kişiyi sevdiğini, iyiliğini dilediğini demeye çalışmakta; ama gizliden gizliye de o kişinin bozulmuş olduğunu, yanlışlar yaptığını ima etmektedir. Dinleyenin ikiyüzlülüğü de şu şekildedir: “Boşver gitsin, gıybet oluyor.Bunlara benzer sözleri söylerken, aslında gıybeti gerçekten engellemek istemiyor; görünürde aksini savunsa da, içten içe o kişi hakkında gıybet yapılmasından hoşlanıyor.



Söz taşımalı gıybet: İnsanların sözlerini muhataplarına ara bozmaya yol açacak şekilde taşımak biçimindeki gıybettir. Şöyle der Peygamber(a.s.m.): “(Arabozucu) söz taşıyan cennete giremeyecektir.” (8) Kur’ân bizi uyarır: “Ey inananlar, eğer bir fasık size bir haber getirirse onu araştırın. Yoksa bilmeyerek bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.” (9)



Hasan-ı Basrî şöyle der: “Başkalarının sözünü sana ileten, getiren, muhakkak senin sözünü de başkalarına iletir. ... Zira onun yaptığı hem gıybet, hem zulüm ve hıyanet, hem de aldatma ve haset, hem nifak, fitne ve hiledir.” Elbette başkalarının sözlerini nakletme hakkımız var. Ama, “Sevgili arkadaşım veya aziz hocam şöyle demişti...” gibi bir dostluk ifadesiyle başlayacak isim zikrini, ancak sözün sahibinin güzel ve duyduğunda hoşuna gidecek olumlu sözleri takip edebilir. Yoksa, “Adam senin—veya filancanın—hakkında dedi ki...” şeklinde başlayıp, sözün sahibini üzecek bir cümle söyleyen, kendisini felaketler arasından felaket beğenmeye hazırlansın.



Kitlesel gıybet: Yukarıda ayrımlaştırılan gıybet türleri tek tek bireyler hakkında olabileceği gibi kitleler ve insan toplulukları hakkında da olabilir. Bir topluluk hakkında gıybette bulunanın kurtulabilmesi için o topluluğun tümünden affedilme dilemesi gerekir. Kitlesel gıybet, bir insanın irtikap edebileceği, altından kalkılması en zor, en acınası, en dehşetli gıybettir. Yukarda geçen âyetin “...Yoksa bilmeyerek bir kavme sataşırsınız...”(11) şeklindeki bölümü, ‘bir kavme sataşma’ terimiyle suçun kitlesellik tehlikesine vurgu yapmaktadır.



Paylaşımlı/ortaklaşa gıybet: Gıybeti yapan, sadece onu söyleyen veya ima eden değil, aynı zamanda rıza ile dinleyendir veya yapmasa da yapılmasından hoşlanandır. Cinayeti izlerken gücü yettiğince karşı koymayan da katil sayıldığı gibi, yanında gıybet yapıldığı halde müdahale etmeyen de tam olarak o gıybetin ortağı olacaktır. Gıybet bu yönüyle—gizli biçimi hariç—ancak birden fazla kişinin ortaklaşa irtikap edebileceği fuhuş gibidir.



Sevgili Peygamberin(a.s.m.) “Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken kardeşine yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar” (12) şeklindeki sözü, gıybeti dinleyenin sorumluluğuna işaret eder. Hatta bu hadis, gıybeti yapandan çok, yanında gıybet yapıldığı halde derhal müdahale edip kardeşinin onurunu korumayanı tehdit ediyor.



Şu adresten buldum. Devamını incelemenizi tavsiye ederim.


http://www.biriz.biz/merak/giybet.htm

Benim en çok etkilendiğim "Münafıkâne/ikiyüzlü gıybet". İmam Gazali harika bir psikolojik analiz yapmış. Allah bizi affetsin diyorum.

14 Mayıs 2007 Pazartesi

Kütahya II



Bu haftasonu kütahyadaydık. Özgür ve ben linux hakkında konuştuk. Kütahya gerçekten güzel bir şehir! soğuk olmasa favori illerim arasına alırdım ama 20 senenin üzerinde Erzurum'da kalınca kriterlere sıcaklığı da ekliyorsunuz. :)



Dumlupınar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Kulubüne ve Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyeleri Eyüp ve Alparslan beye gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı çok teşekkür ediyorum.



Seminer notlarını yakında penguenyuvasi.org adresinden yayınlamayı düşünüyorum.