27 Haziran 2006 Salı

herkes ölecek yaştatır ...

Dün gece bir vefat haberi aldım. Gönüş'ün babaannesi vefat etmişti. Zaten hasta olan kadıncağız çektiği acılara dayanamadı heralde!



Belki askere gidecek yaşta olmayabilirsiniz, belki üniversiteye gidecek yaşta, belki süt dişlerinizin çıkma yaşı gelmemiştir, belki de emeklilik yaşınız ama bir gerçek var ki herkes ölecek yaştadır. Alemin en güzel insanı şöyle buyurmuş: "Üç şey ölünün ardından kabre gider: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler: ailesi ve malı, kalan da: amelidir." ve yine alemin en güzeli şöyle diyor: İnsanlar uykudadır, öldükleri vakit uyanırlar.



Allah hepimize bu uykudan hayırlı amellerimizle uyanmayı nasip etsin.

19 Haziran 2006 Pazartesi

4. Türkçe Olimpiyatları, babalar günü ...

4. Türkçe olimpiyatları 84 ülkedeki Türkçe sevdalılarını buluşturdu. Zaman zaman göz yaşlarınıza hakim olamadığınız güzel şiirler ve hikayeler okundu. Birbirine küskün siyasetçiler yan yana oturup neşe içinde izlediler programı. Türkçe savaşın, teknolojinin, sözde medeniyetin dili olmayabilir fakat sevgi, barış ve hoşgörünün dilidir.



84 ülkeden gelen çocuklara Nurullah GENÇ'in na'tını ezberleten, Gana'dan gelen çocuğa Bedirhan GÖKÇE'nin şiirini ezberleten, Irak'tan gelen çocuğun yaşadıklarını Türkçe anlatmasını sağlayan, hayatlarını eğitime ve birşeyler öğretmeye adamış alperen öğretmenlerden Allah razı olsun. Onlar ailelerini, eşlerini, nişanlılarını bırakıp harita da gösteremeyeceğimiz yerlere gidip, Türkçeyi öğretiyorlar, Türk bayrağını dalgalandırıyorlar, Tüm ülkelerin çocuklarına sımsıkı samimiyetle sarılıyorlar.



Bir rus anne baba; "Çocuğumu Türk okullarına göndermek için Putin'den torpil koyuyorum. Artık çocuğum bana anneciğim deyip sarılıyor." diyor.



Dün babalar günüydü :), Babalar gününü kutlamadık diye eleştiriler gelmiş. :) Bir eşeklik yapmışız işte. Tüm eski babaların, yeni babaların ve mafya babalarının babalar gününü kutluyorum. :)

07 Haziran 2006 Çarşamba

dokuz kaplan gücünde

Dokuz kaplan gücünde bir mikropyuvasi.org üzerinde çalışıyorum. Sanırım bu tabir çok iddialı oldu. Sonra okuyanlar bişey sanıcak. Esasında olay şöyle; kişisel taşınılabilir bilgisayarım (bazıları laptop, kimileri notbuk diyor.) artık 83 dereceye çıkıp kapanıyor. ve artık üzerinde 4-5 uygulama sunucusu çalıştırmaya daha fazla dayanamadı. Bu nedenle yeni bir yapılanma sürecine giriyorum. Yani site aslında benim için dokuz kaplan gücünde olacak. Ve okulda bir masaüstü bilgisayara geçeceğim.



Yapılanma sürecinin ilk hamlesi şöyleydi. Öncelikle temizlik bezini elime alıp çalıştığım iş yerindeki mekanımı temizledim. (Aslan yattığı yerden belli olur (aslan lafına dikkaat edelim.) (Temizlemiş olmam sizin eve de haftasonları temizliğe geleceğim manasına gelmez.) (delikanlı adamlar da bazen temizlik yapar.)). Neyse uzun süredir başıma gelen aksiliklerden bir kurtulursam çalışma hayatıma kaldığım yerden devam edicem.



Bu arada yeni bir ev bakıyoruz. Tamamen adapazarlı olucaz sanırım. Hepimiz müstakil bir ev istioruz. (Özellikle ben bahçede mini boyutlarda bir köpek istiyorum. Köpek hayvanını çok severim de :) aslında 5 cm'den küçük olup, uçan, kaçan ve çok bacaklı olmayan hemen tüm hayvanları severim.) lakin müstakil evler çok pahalı. Neyse bakalım hayat neler göstericek.