
Ortadoğu'da artık savaş istemiyoruz.
pismikrop'un mis mekanı ...
Saguar, geçen izmir yarışında 3 dakika ceza almasına rağmen; 2. olmuştu. Bu yarışta ise sıralama turlarında benzinli arabaların kurallarına göre saf dışı edildi. Bükemediğin bileği dilekçe toplayarak saf dışı edeceksin mantığı ile çalışan ezik ODTÜ takımının sayesinde yarış dışı edildi. Tartışmasız en iyi tur zamanını yapan SAGUAR birincidir. Kimse aksini iddia edemez.
ODTÜ takımı bununla da yetinmedi. Formula tarihinde ilk defa bir şey oldu. 29. etapta kronometre durduruldu ve ODTÜ 3. ilan edilerek Yıldız Üniversitesinin hakkı da yenildi. Daha sonra Yıldız Üniversitesinin ODTÜ'ye bir etap fark attığı anlaşılarak, bu yakışıksız durum giderildi.
Ersin, bu fikirle ortaya çıktığında şimdi yanında gözüken çoğu kişi, bu çocukta boş işler ile uğraşıyor dedi. Bırakın arabasını yapsın dedi. İkimizin arası biraz internet standartlarına takıldığından biraz soğumuştu :) Fiziki olarak destek veremesem de doğru yaptığını biliyordum. Ve soranlara o doğru yapıyor diyordum. Gençliğini abidik gubidik devlet dairesi yazılımları yaparak geçirmesini istemedim ve o bildiği yolda gitti. Ne de iyi yaptı.
Kimse doğru düzgün parasal destek olmamıştı. Ama o inandı ve başardı. Tartışmasız en iyi arabayı yaptı. Bu nedenle saguar birincidir. Telemetri sistemi olan, 115 KM/ Saat hıza çıkabilen tek arabayı yapan Ersin'i tebrik ediyorum. Ödül her zaman yarışma ortamında verilmez.
Herkes elini vicdanına koysun ve birinciye saygı göstersin.
Bu arada birinci demişken, en büyük cimbom ;)

Bunlar da Formula güzelleri :P Efenim soldaki ablam sağdaki de ablam e-loo :)
Ersin ve arkadaşlarının yaptığı bu güzel çalışmayı tebrik ediyor. Başarılarının devamını diliyorum. Hayırlısıyla bugünkü yarışta derece bekliyoruz kendisinden.
Yarım saatte kapanan ve beni çıldırtan dizüstü bilgisayarıma (mikropyuvası) sonunda bir operasyon yaptım. Yaklaşık 100 vidadan oluşan kutunun her parçasını söküp temizledim. Ve yaklaşık bir hafta süreyle mesaiden artan zamanımla toparlamaya çalıştım. Ne diyeyim zaman zaman ben de umutsuzluğa kapıldım. Bu bitmez hayatta felan dedim kendi kendime.
Ama özellikle bilgsayar sektöründe işlerin sabır ile yürüdüğünü biliyorum. Bir yazılım yaparken tek bir sınıf dosyası için yüzlerce hatta binlerce derleme-test etme-derleme döngüsününü uygulandığını çoğu yazılımcı bilir.
Neyse El-hasıl yani uzun lafın kısası; apple görünümlü pc: i-Mik karşınızda. Temizleyip beyaza boyayıp, bir de apple etiketi yapıştırınca işte hayalimdeki mac oldu. :) Mikroplabs'ın ilk ürünü olan iMik çok profesyonel olmadı ama eylemlerimiz sürecek. Bir çok zihni sinir "proce"'sini hayata geçireceğim. İşte iMik'in fotoları. Sevgili kardeşim Boğaç'ın iPod Shuffle'ı ile güzel bir kompozisyon yakaladık. Tabi profesyonel fotoğrafçı arkadaşlarınkisi gibi olmasa da fotolar fena olmadı hani :)

